Skip to main content

Dini Forum

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Sizler için oluşturduğumuz tüm hizmetlerden tam olarak yararlanabilmek için aramıza katılabilirsiniz. Siz varsanız, biz varız! Üyelikler ücretsizdir ve her zaman ücretsiz kalacaktır.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Yazar: zeynep
Dün, 10:46 AM
Forum: Meal
Kuran’ı Kerim’in 12. suresi olan Yusuf suresi, Hz. Yusuf’tan bahsettiği için bu adı almıştır. Mekki özelliğe sahiptir. Kureyş liderlerinin Peygamberimiz (sav)’i öldürmeyi düşündükleri Mekke döneminin son döneminde Yusuf suresi nazil olmuştur.

Tahrikçi Yahudilerin tesiri ile Mekkeli Müşrikler ‘İsrailoğullarının Mısır’a gidişi ile ilgili sorular ortaya atmaya başladı. Bu soruyla Peygamberimizi güya köşeye sıkıştıracaklardı. Ordan burdan yardım isteyerek bu soruyu cevaplayacağını zannettiler. Yusuf suresinin iniş sebebi, Yusuf kıssasının gerçeğini ortaya koymaktır. Böylece Peygamberimiz (sav) küçük düşürmüş olacaklardı. Ama planları boşa çıktı.

Allah-u Teala Hz. Yusuf’un (as) kıssasını nazil etti ve Rasulullah (sav) inen ayetleri okudu ve bütün Kureyş sarsıldı. Bu kadar net ve açık bir şekilde kıssanın ifade edilmesi onları çileden çıkardı.

Peygamberimizin risaletine delil olan bu sure aynı zamanda Kureyşlilere de mesaj gönderiyordu. Hz. Yusuf’un kardeşleri gibi sizde kardeşiniz Muhammed’i (sav) haksız yere öldürmeyin. Bu mesaj açık ve net bir şekilde ifade ediliyordu. İki yıl sonra Peygamberimiz’i (sav) öldürmeye çalıştılar. Tıpkı Hz. Yusuf’un kardeşlerinin Yusuf’a (as) yaptıkları gibi. Hz. Yusuf Mısır’da

Yusuf Suresinin İniş Sebebi

Sure sadece Yusuf’u (as) anlatmakla kalmıyor ayrıca Peygamberimizle aynı davaya sahip olduğunu beyan ediyordu. Yusuf suresinin fazileti, İbrahim, Yakup, İshak ve Yusuf aleyhisselamla davalarının aynı olması surenin en önemli özelliklerinden biridir. Burada Hz. Yusuf ve Hz. Yakup, Mısır azizi, azizin eşi, Yusuf’un kardeşleri ve Mısır’ın putperestlerinden çok farklıdır.

Hz. Yusuf’u kuyuya atarak ondan tamamen kurtulduğunu sanan kardeşleri, aslında sonun başlangıcında yer alıyordu. Allah-u Teala bir köleyi nasıl Mısır azizi yaptığını ve bunun yanı sıra aynı zamanda peygamberlik ünvanını nasıl verdiğini sureden anlayabiliriz. Bu kıssayı delil getirerek Mısır azizi ve Putperest Mısır yönetimi gibi yönetimlerde görev almayı caiz görmek yanlıştır. Zira Hz. Yusuf (as) putperestliği bırakan ve tek ilaha tapan Akeneton zamanında ekonomiden sorumlu bakan olmuştur. Daha sonra kralın baş danışmanı olmuş ve kral ona tabi olmuştur. Hiçbir zaman putperestlerin ibadetlerine katılmamıştır ve her zaman için Allah-u teala peygamberini korumuştur.

Yusuf Suresinin Anlamı Nedir?

Yusuf suresi’nin ilk ayet Kuran’ın apaçık bir ayet olduğunu vurgulamaktadır. Kuran’ın apaçık olduğu, Arapça olduğu ve insanlar akıl etsin diye nazil olduğu vurgulanmaktadır. Daha sonra ‘kıssaların en güzeli’ anlatılmaya başlanıyor.

Hz. Yusuf’un çocukluğu, kuyuya atılışı, köle olarak satılışı, Züleyha macerası ve zindana atılışı 4- 102. ayetler arasında anlatılmaktadır. Bu kıssada Yusuf aleyhisselam’ın kardeşlerinin kıskançlıkla hareket etmesinin ne kadar yanlış olduğu anlatılmaktadır. Ayrıca Rabbimiz istediği kulunu kölelikten krallığa getirmeye kadir olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca Yusuf aleyhisselam için zindanın nasıl medreseye dönüştüğü de anlatılmaktadır. Zindandaki esirlerin tek bir Allah’a iman etmelerini sağlamıştır. Kuran kıssaları masal veya hikaye okuyup vakit geçirmek için inmemiştir. Hikayelerden ders almak ve Allah-u Teala’nın uyarılarını dikkate alarak hayatımıza çeki düzen vermek en önemli gayedir. Surenin sonunda ‘akıl sahipleri için bir ibret vardır’ ayeti ile sure son buluyor. Zalimlerin felaha ermediği, Allah-u Teala’nın peygamberine nasıl yardım ettiği bu surede en iyi şekilde anlatılmıştır.
Yazar: zeynep
Dün, 10:43 AM
Forum: Hz Muhammed
Yorum Yok
Peygamber Efendimiz Kaç Kere Hangi Yıllarda Umre Yapmıştır?

Umre, Hac mevsimi dışında Kabe’yi ziyaret edilerek yapılan bir ibadettir ve Peygamberimizin umreleri, Müslümanlar için örnektir. Nafile bir ibadettir. Yapılmadığı zaman günah değildir ancak Mekke’ye gidildiği zaman Kabe tavaf edilerek umre yapılmalıdır.

Hac ibadeti ise her zengin Müslüman için farz bir ibadettir. Turistik veya başka amaçla Kabe ziyaret edildiği zaman hac veya umre sevabı alınamaz. Yani Umre yapan kişi Kabe’yi ziyaret ederek umre ibadetini gerçekleştirmek maksadı ile niyet etmelidir. Bu kural Hac için de geçerlidir.

Umre ve Hac ibadeti, Peygamberimiz (sav)’in sünnetine uygun şekilde icra edilmektedir. Sünnete uymayan uygulama ve ibadet şekilleri, yapılan umrenin veya haccın geçerliliğini ortadan kaldıracaktır.
Peygamberimizin Yaptığı Umreler
Hudeybiye Umresi (Hicretin Altıncı Yılı)

İlk umre, Hudeybiye Anlaşması esnasında yapılan umredir. Peygamberimizin umreleri Hudeybiye ile başlamaktadır. Bu umrede Kabe tavaf edilemedi ancak kurbanlar kesildi, saç tıraş edildi ve ihramdan çıkıldı. Bu nedenle Hudeybiye Anlaşması esnasında gerçekleştirilen umre, Peygamberimizin ilk umresi kabul edilmektedir.

Hudeybiye Anlaşmasının diğer maddeleri ise şöyledir:
1- Mekkeli Müşriklerden biri Müslüman olursa Medine’ye iade edilmeyecek. Medineli Müslümanlardan Mekkelilere geri dönmek isteyen olursa engellenmeyecek.
2- Bu yıl umre yapılmayacak, gelecek yıl yapılacak.
3- Anlaşma on yıl sürecek.
4- Her iki taraf himaye ettiği kabilelerden sorumlu olacak.
5- Kaza umresinde kılıç vs getirilmeyecek ve üç gün kalınacak. Mekkeliler bu süre zarfında Mekke’yi terk edecek.
6- Her iki taraf hiç bir şekilde savaşmayacak.
7- Arap Kabileleri istedikleri tarafa geçebilecek.

Hudeybiye’den Bir Yıl Sonra Yapılan Umre (Hicretin Yedinci Yılı)
Mekkeli müşriklerle yapılan Hudeybiye Anlaşması gereği Müslümanlar Hudeybiye Anlaşmasından bir yıl sonra Kabe’yi tavaf ederek umre yapmıştır. Peygamberimizin umreleri içerisinde ilk tavaflı umre bu umredir. Bu umreye Umret’ül Kaza, Umret’ul Kazıyye ve Umret’us Sulh da denilmektedir.

Cirane’den Yapılan Umre (Hicri Sekizinci Yılı)
Huneyn savaşı sonrasında ganimetleri taksim eden Rasulullah (sav), ganimet taksiminin yapıldığı Cirane’den Umre’ye gitmiştir.

Ebu Bekir Sıddık’ın (ra) Hac Emirliği ( Hicri Dokuzuncu Yılı)
Bu yılda Peygamberimiz (sav) hacca kendi yerine vekil olarak Ebu Bekir Sıddık (ra)’ı göndermiştir.

Veda Haccı (Hicri Onuncu Yılı)
Bu ibadet Umre dışında Hac mevsiminde yapılmıştır. Farz olan hac ibadetidir. Müslümanlar Veda Haccı’nı örnek alarak hac ibadetini gerçekleştirmektedir. Peygamberimizin umreleri günümüze kadar uygulanmaya devam etmektedir.
Yazar: zeynep
10-23-2020, 07:17 AM
Forum: Meal
Yorum Yok
Kur’an-ı Kerim’in otuz altıncı suresi olan Yasin Suresi’nin faziletleri, insanın Allah’a karşı sahip olduğu sorumlulukları hatırlatmak, Kur’an’ın ne için indirildiğini bildirmek ve hesap gününün ne şekilde ortaya çıkacağı hakkında insanları önceden bilgilendirmek olarak kabul edilebilir. Bu sure, adını ilk ayetteki harflerden almıştır. “ ي” ve “ س” harflerinden oluşan ilk ayetteki kelime, “Yâsin” anlamına gelir.
Bu surenin faziletlerinden en önemlisi, Kur’an-ı Kerim’in ne için indirilmiş olduğu hakkında bilgi vermesidir. Bu konu ile alakalı olarak surenin ayetleri Allah tarafından şöyle buyrulmuştur:
“Kur’an-ı Kerim, (daha önce) ataları uyarılmamış olan ve bundan doolayı da gaflet içinde bulunan bir kavmi uyarman için, mutlak güç ve merhamet sahibi olan Allah tarafından indirildi.”
Yasin Suresi, 5 – 6. Ayetler 
Kur’an-ı Kerim’in Allah tarafından ne amaçla indirilmiş olduğu hakkında bilgi verildikten sonra, bu Kitabın hükümlerine uymamakta ısrar eden müşriklerin durumu hakkında da çeşitli bilgiler verilir:

“Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar ise çenelerine dayanmıştır. Bundan dolayı kafaları yukarıya kalkık bir halde bulunur (kibirleri bundandır). Biz onların önlerine ve arkalarına setler çekip gözlerini de perdeledik. Artık görmezler. Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez, çünkü inanmazlar.”
Yasin Suresi, 8 – 10. Ayetler

         
Daha önce atalarının uyarılması için hiçbir elçi gönderilmemiş olan bir kavme indirilen Kur’an-ı Kerim, bu lütfa rağmen kendisinin hükümlerine iman etmeyenlerin asla kurtuluşa eremeyecek kadar kötü bir halde olduğunu bu ayetler ile bildirir.


Bunun dışında Yasin Suresi’nin faziletlerinden bir diğeri ise ahiret günü hakkında önemli bilgilere sahip olmasıdır. Surenin bu konudaki bazı ayetleri şu şekildedir:

“Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların bütün amellerini tek tek kaydederiz. Biz, kulların tüm amellerini apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) kaydettik.”
Yasin Suresi, 12. Ayet

“Sura üflenir. Bir de görülür ki kabirlerinden çıkıp Rablerine doğru akın ederler. Bunun üzerine şöyle derler: ‘Vay halimize! Bizi diriltip mezarımızdan çıkaran kimdir? Bu durum, Rahman’ın (Allah’ın) vaat ettiği şey. Peygamberler doğru söylemişler!’
Yasin Suresi, 51 – 52. Ayetler

“Şüphesiz ki o gün cennetlikler, kendilerine verilecek olan nimetler ile meşgul olurlar ve zevk sürerler. Onlar ve eşleri gölgelerde, koltuklarda otururlar. Onlar için orada meyveler ve diledikleri her şey bulunur. Çok merhametli olan Rablerinden bir söz olarak kendilerine selam da vardır.”
Yasin Suresi, 55 – 58. Ayetler

“Bir de kendi yaratılışını unutarak (insan) bize bir soru sordu. Dedi ki: ‘Çürümüş olan kemikleri kim diriltir?’ (Ey Muhammed!) (insana) de ki: ‘Onları en başta var eden diriltir. Çünkü O, her yaratılanı hakkıyla bilendir.’”
Yasin Suresi, 78 – 79. Ayetler
Bu ayetler, Yasin Suresi’nin faziletleri arasında en önemlisi olan ahiret gününü hatırlatma konusu ile alakalıdır. Dolayısıyla Yasin Suresi, kulların açık bir şekilde uyarıldığı surelerden biridir.

                             
Yasin Suresi’nin Nüzul Sebebi Nedir? Nüzul Yeri Neresidir?
Toplamda seksen üç ayetten meydana gelen Yasin Suresi’nin nüzul sebebi, ölülerin diriltilmesi ve tüm insanların Allah tarafından, ahiret gününde sorgulanacak olması gibi örnekler sayesinde Allah’ın yüceliğini ispatlamaktır. Bu sure, Allah’ın birliği ve yüceliği konusundaki en önemli delillerden söz etmektedir. Yasin Suresi’nin nüzul yeri ise Mekke’dir.
Yazar: zeynep
10-23-2020, 07:16 AM
Forum: Namaz
Gündelik yaşamda insanlar, böyle durumlarla çok sık karşılamaktadır. Ağlamak abdest bozar mı hakkında çeşitli cevaplar bulunmaktadır. Nihat Hatipoğlu yaptığı açıklamalarda durumu şu şekilde özetlemiştir. Eğer gözlerden dökülen gözyaşı, kişinin hastalık durumundan kaynaklanıyorsa abdest bozulur. Özellikle kan ya da irin şeklinde akıyorsa tekrardan abdest almanız gerekir. Fakat kişide gözyaşı ile ilgili herhangi bir hastalık bulunmuyorsa abdest bozulmayacaktır.

Namaz Allah için kılınmaktır ve kişi kendini namaza vermektedir. Manevi güç arttığında gözlerden yaş geliyorsa o esnada abdest bozulmayacaktır. Bu durumda endişe etmenize ya da korkmanıza gerek yoktur. İçinizde yaşadığınız ilahi güç kalbinizi ürperttiği için oluşan gözyaşıdır.

Ağlamak Abdesti Bozar Mı Diyanet

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Diyanet İşleri bireyleri aydınlatmaktadır. Namaz kılmıyorken neden ne olursa olsun gözden yaş düşerek ağlamanın zedeleyici bir etkisi yoktur. Ağlamak abdesti bozar mı Diyanet tarafından şu şekilde belirtilir. Kişinin, günlük yaşantısında gözden yaş akmasının abdesti bozmayacağını açıklar.

Fakat namaz esnasında dünya endişesine kapılıp sesli bir şekilde ağlamak kişinin namazını bozmaktadır. Bu durumda abdestin yeniden alınmasına gerek kalınmayacaktır. Namaz kılarken Allah korkusu ya da manevi anlamda hatırlanan durumlarla gözden yaş akarsa namaz ve abdest bozulmayacaktır. Bu durum kişinin namazına ve abdestine zarar vermeyecektir.

Gülmekten Ağlamak Abdesti Bozar Mı?

Gülmekten ağlamak abdesti bozar mı sorusu şöyle yorumlanmaktadır. Eğer kişi çok güldüğü için gözünden yaş geliyorsa bu durumda abdesti bozmayacaktır. Fakat namaz esnasında bir başkası gülüşünü duyacak şekilde ses çıkarıyorsa abdesti ve namazı bozulur. Namaz kılan kişi, başkasının sorumlu olmadığı kendine düşen ibadeti yerini getirmektedir. Gülmek hoş bir durum olarak karşılanmaz. Böyle bir durumda tekrardan abdest alıp namaza başlanması gerekir.
Yazar: zeynep
10-23-2020, 07:15 AM
Forum: Tefsir
Yorum Yok
Kur’an-ı Kerim kitabı, bilindiği üzere İslam inancını insanlara bildirmek üzere vahiy yolu ile ortaya çıkmış bir kitaptır. Dolayısıyla Allah’ın birliği ve diğer tüm benzersiz sıfatlarından açık bir şekilde söz edilmesi, İhlas Suresi’nin faziletlerinden olduğu gibi diğer tüm surelerin de en önemli fazileti sayılabilir. 

Kur’an-ı Kerim’in 112. Ayeti olan İhlas Suresi, anlam olarak “içtenlik, saflık” anlamına gelmektedir. Bu adlandırma, surenin İslam inancı açısından sahip olduğu önemi de insanlara gösterir. İhlas sahibi, gerçek bir Müslüman olmak isteyenlerin ilk olarak İhlas Suresi’nin anlamını tam olarak kavramış olması beklenebilir. Çünkü toplamda dört tane ayetten oluşmasına rağmen bu sure İslam inancının, Allah’ın birliğinin ve sahip olduğu en önemli özelliklerin mübarek bir özetidir.

İhlas Suresi’nin Nüzul Sebebi Nedir?

Diğer tüm farklı surelerde de olduğu gibi, İhlas Suresi’nin nüzul sebebi önemli bir konu hakkında en kesin hükümlerin Allah tarafından kullara bildirilecek olmasıdır. Allah-u Teala, bizzat kendisinin sahip olduğu önemli sıfat ve özellikleri kullarına bildirerek, onları başka ilahlara tapmaktan uzaklaştırmıştır.
Kainatın sahibi olan başka bir varlığın olmadığını putperest Arap toplumuna açık bir şekilde hatırlatmak ve kendisinin kimseye bağlı ya da muhtaç olmadığını bildirmek için bu surenin ayetlerini vahiy ile Peygamberine bildirmiştir.

İhlas Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 111. Suresi olan Tebbet Suresi’nden sonra nazil olmuştur. Putperestliği ve Hz. Muhammed’e olan düşmanlığı ile ün sahibi olmuş Ebu Leheb’in kahrolduğunu ve onu hiçbir dünyasal kazancının kurtarmış olmadığını bildiren Tebbet Suresi ayetleri, genel olarak günahkarların kötü durumundan söz etmektedir.

Ondan sonra nazil olan 112. Sure (İhlas Suresi) ise tüm bu günahkarların reddettiği Allah’ın üstünlüklerinden bahseder. Dolayısıyla İhlas Suresi’nin nüzul sebebi, günahkarlara bir öğüt vermek olarak da kabul edilebilir.

İhlas Suresi’nin Anlamı Nedir?
İhlas Suresi’nin anlamı kolaylıkla anlaşılabilecek kadar açıktır. Bu surenin Türkçesi şu şekildedir:

“1 De ki: ‘O Allah’tır, birdir, tektir.’ 2 ‘Allah Samed’dir. (Her şey tamamen O’na muhtaçtır ve O ise hiç kimseye ya da hiçbir şeye muhtaç değildir.)’ 3 ‘O’ndan bir çocuk meydana gelmemiştir. (O kimsenin babası değildir.) Kendisi de (birinden) doğmamıştır. (Kendisi de çocuk değildir.) 4 ‘Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.’”

İhlas Suresi’nin anlamı, Allah-u Teala’nın hiçbir şey ile denk ya da benzer olmayışı ve Samed oluşudur. Bu sure, tüm ayetleri ile Allah’ın tanımını yapmaktadır. Dolayısıyla İslam inancının en temel konuları bu surede işlenmiştir. İhlas Suresi’nin faziletleri, tüm sure ayetlerinde rahatlıkla görülebilir.
Yazar: zeynep
10-22-2020, 12:54 PM
Forum: Namaz
Yorum Yok
Yara bandı ile abdest alınır mı sorusu birçok kişi tarafından merak edilen ve ihtilafa düşülen bir konudur. Günlük hayatta anlık dikkatsizlikler sonucunda elimizi ya da vücudumuzun başka yerlerini yaralayarak yara bandı kullanmak zorunda kalabiliriz.

Böyle zamanlarda da hemen hemen herkesin aklına abdesti nasıl alacağı sorusu takılmaktadır. Çünkü gün içerisinde namaz kılmak için 5 defa abdest almaya ihtiyacımız olmaktadır. Bu nedenle de herkesin aklına yara bandını çıkarmamız gerekip gerekmediği hususu gelmektedir.

Bir yerimizde ufacık bile bir kesik olduğunda oranın üzerini bir bez vasıtası ile kapatmamız gerekmektedir. Böylece hem oranın iyileşme sürecini hızlandırmış oluruz hem de kanın akmasını engellemiş oluruz. Fakat o bölge kapandığında da suyun deri ile teması engellenmiş olacaktır. Bu nedenle abdestin kabul olmayacağı sorusu akıllara gelmektedir.

Bir yerimizi alçıya aldığımızda ya da yara bandı vasıtası ile sarmak durumunda olduğumuzda söz konusu sağlık olduğu için istisnai durum mevcuttur. Yani böyle zamanlarda o bölgeyi su temas etmesi farziyeti düşmektedir. Bu nedenle yara bandı ile abdest alınır mı sorusuna evet cevabı verilebilmektedir.

Yara Bandındaki Kan Abdesti Bozar Mı ?

Yara bandındaki kan abdesti bozar mı sorusu yara bandı ile abdest alınır mı sorusu gibi konu ile alakalı merak edilen sorulardan biridir. Kanın abdesti bozması için etrafa yayılması şartı aranmaktadır. Eğer kanın çıktığı yerden akıp etrafa yayılırsa abdest bozulmaktadır ve yenilenmesi gerekmektedir. Fakat yayılmadığı yara üzerinde kaldığı takdirde abdeste herhangi bir zararı olmamaktadır. Yenilenmesi gerekmemektedir.

Eğer yara bandı ile yarayı sardıysanız ve yara bandının içinde kalan kısımda kan bulunuyorsa bu etrafa yayılmadığı için yine abdestin bozulmasına yol açmamaktadır. Zaten yara bandı kullanmanın abdest almaya mani olmayacağını açıklamıştık. Yaranın üzerini yara bandı vasıtası ile sardıktan sonra abdest almak daha kolay hale gelecektir. Çünkü yara bandı aynı zamanda kanın akarak yayılmasının da önüne geçmiş olacaktır. Dinimiz her konuda kolaylıktan yana olmuştur. Bu nedenle bu tarz istisnai durumlarda her zaman kolaylaştırıcı yollar tercih edilmektedir.
Yazar: zeynep
10-20-2020, 11:25 AM
Forum: Tefsir
Yorum Yok
Huşu ile saygı duruşunda durmak, kıyamda durmak anlamına gelen kunut, vitir namazında okunması gereken bir duadır. Bu dualar bir Müslümanın bilmesi gereken dualardandır. Peygamberimiz aleyhisselam yatsı namazı sonrası kılınan vitir namazında bu duaları sürekli okumuştur ve her müslümanın da okuması gerekir.


Vitir Namazının Sonunda Okunan Dua

Vitrin son rekatında okunan kunut, rukudan önce okunur. Yatsı namazı sonunda okunan kunut duası okunuşu şu şekildedir:
Türkçe Okunuşu:

Allahümme inne nestainuke ve nestağfiruke ve nestehdik. Ve nü’minu bike ve netubu ileyk. Ve netevekkelu aleyk. Ve nusni aleykel hayra kullehu neşkuruk ve la nekfuruk ve nahleu ve netruku men yefcuruk.

Allahümme iyyake na’budu veleke nusalli nescudu ve ileyke nas’a nahfidu nercu rahmeteke ve nahşa azabeke bilküffari mülhıg.

Kunut Dualarının Anlamı

Arapça olarak kunut duası okunuşu her Müslüman’ın ezberlemesi gerekir. Bu duanın anlamı şu şekildedir:

‘Allah’ım! Zatından yardım talep ederiz, işlediğimiz günahları bağışlamanı dileriz, razı olduğun konularda hidayetini talep ederiz. Sana iman ederiz, sana tövbemizi sunarız, sana güven duyarız. Seni överiz hayırla verdiğin nimetleri hatırlayarak. Sana şükrümüzü sunarız, hiç bir nimetini inkar etmeyiz ve verdiğin nimeti başkasından bilmeyiz. Nimetlerini bilmeyen ve inkar edeni, sana karşı gelenleri bırakırız.

Allah’ım! Kulluğu yalnız sana yaparız. Namazı senin için eda ederiz ve yalnız sana secde ederiz. Sadece zatına koşarız ve sadece sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. Rahmetinin devamlı olmasını ve artmasını dileriz. Azabından çekinir ve korkarız. Şüphe yok ki azabın kafirlere ve inançsızların üzerinedir’.

Peygamberimizin Kunut Duaları

Yatsı namazı sonunda kılınan vitir namazının son rekatında okunan kunut duası, her Müslüman için farzdır. Kunut yapmak sünnettir. Peygamberimiz aleyhisselam vitir namazı dışında farz namazların sonunda rukudan sonra kunut yapardı. Bu kunutta Ri’l, zekvan, Beni Süleym ve Usayya kabilelerine beddua ederdi. Genellikle Rasulullah aleyhisselam müsibet durumlarında farz namazı sonunda kunut yapardı. Müslümanlar da müsibet anında farz namazı sonunda kunut yapabilir.

Peygamberimiz aleyhisselam sabah namazında da kunut yapmıştır. Ancak belli bir namaz vaktine ithaf etmek caiz değildir. Yani belli bir vakte ait bir uygulama değildir. Peygambermiz aleyhisselam farz namaz sonrasında kunut yapma işlemini musibet anlarında yaptı. Yatsı ve sabah namazı sünette yer alan uygulamalardan biridir.
Yazar: admin
10-20-2020, 10:38 AM
Forum: Makaleler
Yorum Yok
Çocuğunuz erkek olduğunda İslami isimler erkek kategorisinde en güzel isimler seçilir. Yedi gün içinde isim verildikten sonra kulağına ezan okunur. Sünnette çocuğa isim doğduktan sonra konulmalıdır. Çocuğun sağlıklı bir şekilde doğması durumunda Allah’a şükür edilir ve akika kurbanı kesilir.
Peygamberimiz (sav), çocuğun isminden babasının sorumlu olduğunu buyurmaktadır. İsim babadan sorulacaktır. Bu nedenle çocuklara güzel isimlerin konulmasını tavsiye etmektedir. İslam’da eftal olan Müslüman isimleri şehit isimleri ve peygamber isimleridir. Bunun dışında kötü anlamı olan veya İslam düşmanı olan kişilerin isimleri konulmaz.
Peygamberimiz (sav), çocuğa konulan ismin çocuğu etkileyeceğini buyurmaktadır. Bu nedenle çocuğun isminin konulması önemlidir. İslami isimler, bir beldenin Müslümanlığını belgeleyen en önemli unsurlardan biridir.
İslami İsim Koymanın Önemi
Son hak din olan ve Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed (sav)’in peygamberliğine dayanan İslam dini isimlere önem vermektedir. İsimler kültürün oluşumunda önemlidir. Tarihte İslam coğrafyasını işgal eden düşmanlar Müslüman isimlerini değiştirmiştir. Özal döneminde Bulgaristan Türkler üzerindeki baskısını artırmış ve isim değişikliğini zorunlu hale getirmiştir. Sahabe isimleri, peygamber isimleri ve İslami isimler nesilden nesile kaldığı zaman İslam kültürü canlı kalacaktır.
Peygamberimiz aleyhisselam, hayatı boyunca birçok isim değişikliği yapmıştır. Özellikle Harp isminin çok olduğu Mekke’de peygamberimiz Harp isimli Müslümanların ismini değiştirmiştir. En çok tercih edilen isimler Abdullah ve Abdurrahman’dır. Peygamberimiz (sav) bu iki ismi çok severdi. Keziban (yalancı), Harp (savaş), Berre ve ateş anlamına gelen isimleri özellikle değiştirirdi. Peygamberimizden sonra Müslümanlar Peygamber isimlerine ve sahabe isimlerine ilgi göstermiştir. İslami isimleri bayan isimleri kategorisinde sahabe eşleri ve sahabe kızlarının isimleri konulabilir.
Hadislerde Geçen İsimler
Peygamberimiz (sav) Edebül Müfrette 817. hadiste ‘ Melikul Emlak yani kralların kralı anlamına gelen isimleri yasaklamıştır. Allah’ın isimleri de tek başına isim olanak kullanılamaz. Başına abdul getirilmesi gerekir. Abdullah, Abdurrahman, Abdurrahim, Abdulhakim... şeklinde kullanılır. Peygamberimizin sevdiği isimler sahabe ve tabiin tarafından tercih edilen isimlerdir.
Peygamberimiz (sav) yine Edebül Müfrette 822. hadiste, ‘ Sarim ismini değiştirdiği beyan edilmektedir. Sarim ikiye bölen, parçalayan anlamına gelmektedir. Ayrıca sonraki hadislerde Şihap ismini de değiştirdiği belirtilmektedir. Şihap yerine Hişam (Cömert) ismini vermiştir. As ismini de değiştirdi. Yerine Muti (itaatkar) ismini verdi. Zahm (izdiham) adlı birinin ismini de Beşir ismiyle değiştirdi. Bereke, Nafi, Eflah isimleri de Rasulullah (sav) tarafından yasaklanmıştır. Peygamberimiz (sav), Hazin (hüzünlü) isimli birinin ismini de Sehl ile değiştirdi. Ancak isim sahibi bunu kabul etmedi. Bundan sonra o evde hüzün eksik olmadı (Edebül Müfred 841. hadis) İslamiyet isimleri bu hadislere göre belirlenmiştir.
Rasulullah’ın künyesi olan Ebul Kasım başkası tarafından kullanılamaz. Edebül Müfred 842. hadiste Peygamberimiz kendine has olan bu ismin kullanımını yasaklamıştır.
Ayrıca 814. hadiste Allah katında en çirkin isimler Harp ( savaş) ve Mürre (acı) ismidir. En sevimlisi Abdullah ve Abdurrahman, en doğrusu ise Haris (ahiret sevabına hırslı olan) ve Hümam ( cesur) ismidir.
Hristiyan ismi, Yahudi ismi, Budist İsmi, Kominist ismi, Laik ve demokrasiyi çağrıştıran isimler İslam’a göre caiz değildir. İslam’a karşı savaşmış kişilerin isimleri, putlaşmış kişilerin isimleri, put isimleri ve benzeri isimler de çocuklara verilemez. İslamda yasak olan isimler çocuklarımıza konmamalıdır.
İsim Kişiyi Etkiler
Hz. Muhammed aleyhisselam, ismin kişiyi etkilediğini ve kişiliğini yön verdiğini belirtmektedir. Peygamberimiz, bu nedenle çocuklara güzel isim verilmesini buyurmaktadır. Muhammed ismi tek başına kullanılmamalıdır ve yanına ikinci bir isim eklenmelidir. Ayrıca İslam tarihinde şehid olan sahabelerin ve İslam büyüklerinin isimlerini koymak da güzeldir.
Günde defalarca kullanılan isimler hatırlatıcı özelliğe sahiptir. İslam büyüklerinin ve peygamberlerin isimlerinin konulması, o toplumda İslami kültürün canlı kalmasında önemlidir. Son yüzyılda özellikle Kominist özelliğe sahip ülkelerde İslami isimler yasaklanmıştır. Bunun nedeni kültürel anlamda İslam’ın varlığını toplum içinden silmektir.
Yazar: Cerenaydin
09-20-2020, 02:43 AM
Forum: Sorum Var
Yorum Yok
Selamün aleyküm. Ben ezan okunurken korkuyorum dua edince içime huzur dolmuyor ibadet erdiğim günlerin geceleri kabus görüyorum dini eylem gerçekleştirdiğim zaman hep huzursuz oluyorum bir çare önerin artık bana göre değil bu din diyorum
Yazar: Elifnur ayaz
09-18-2020, 06:28 AM
Forum: Sorum Var
Hocam meraba ben geçen sene üni sınavına hazırlanıyodum bi çocukla internetten tanıştım o da tıp kazanmıştı ve bana yardım edeceğini söylemişti ilk başta hiç samimi değildik samimi olmaya başlayınca benim derslerim be dış görünüşüm hakkında kırıcı olmaya başladı çok kırılıyodum ama çaktırmıyodum sonra sınavdan sonra daha samimi olmaya başlayınca kendime sen napıyosun diye sordum içim hiç rahat değildi sonuçta ikimiz de birbirimize haramız Allah razı olur mu dedim ve soğuk davranmaya başladım o da fark etti zaten çünkü ona karşı bi şeyler hissetmek istemiyodum daha başlamamışken hiç olmasın dedim ve sonunda artık konuşamayacağımızı söyledim helallık isteyıp tel nolarımızı sildik sorum şu ki Allah'ın rızası için yaptım çünkü beni kıran biri yüzünden ahiretimi tehlikeye atamazdım çok tövbe etsem Rabbim afeder mi?Sağ olun hocam

Hoşgeldin, Ziyaretçi

Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Forumda Ara

Forum İstatistikleri

Toplam Üyeler: 27
Son Üye: zeynep
Toplam Konular: 21
Toplam Yorumlar: 34

Kimler Çevrimiçi

Toplam: 1 kullanıcı aktif
0 Kayıtlı
» 1 Ziyaretçi

Son Aktiviteler

Ağlamak Abdest Bozar Mı?

Forum: Namaz
Son Yorum: Eymen Dün, 11:06 AM
Yorumlar: 1 Okunma: 20

Yusuf Suresi Anlamı, Fazi...

Forum: Meal
Son Yorum: Eymen Dün, 10:51 AM
Yorumlar: 1 Okunma: 21

Peygamber Efendimiz Kaç K...

Forum: Hz Muhammed
Son Yorum: zeynep Dün, 10:43 AM
Yorumlar: 0 Okunma: 14

Yasin Suresi’nin Faziletl...

Forum: Meal
Son Yorum: zeynep 10-23-2020, 07:17 AM
Yorumlar: 0 Okunma: 12

İhlas Suresi’nin Faziletl...

Forum: Tefsir
Son Yorum: zeynep 10-23-2020, 07:15 AM
Yorumlar: 0 Okunma: 18

Yara bandı ile Abdest Alı...

Forum: Namaz
Son Yorum: zeynep 10-22-2020, 12:54 PM
Yorumlar: 0 Okunma: 12

Kunut Duaları Anlamları v...

Forum: Tefsir
Son Yorum: zeynep 10-20-2020, 11:25 AM
Yorumlar: 0 Okunma: 30

Çocuğa İsim Nasıl Konur? ...

Forum: Makaleler
Son Yorum: admin 10-20-2020, 10:38 AM
Yorumlar: 0 Okunma: 25

Ezan sesinden korkuyorum

Forum: Sorum Var
Son Yorum: Cerenaydin 09-20-2020, 02:43 AM
Yorumlar: 0 Okunma: 191

Erkek arkadaş

Forum: Sorum Var
Son Yorum: Eymen 09-19-2020, 11:01 PM
Yorumlar: 3 Okunma: 176
Task