Skip to main content

Dini Forum

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Sizler için oluşturduğumuz tüm hizmetlerden tam olarak yararlanabilmek için aramıza katılabilirsiniz. Siz varsanız, biz varız! Üyelikler ücretsizdir ve her zaman ücretsiz kalacaktır.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Oruç Fidyesi Nedir? Ne Zaman Verilir?

Konu

#1
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bildiğiniz gibi 2021 yılında en düşük fitre ve oruç fidyesi kişi başı 28 TL olarak belirlenmişti. Fidye, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel anlamına gelir. Oruç tutulamaması nedeniyle veya hac ibadetinin edası sırasında yapılan bir takım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedele fidye adı verilir.
Kuran-ı Kerim’de Oruç tutmaya gücü yetmeyen, bir yoksul doyumu kadar fidye öder şeklinde buyrulur. Bu ifadeye göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan ve hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse daha sonra bu oruçları kaza edemezse maddi bedel ödemek zorunda kalır. Diğer yandan Şafiilere göre Ramazan ayının kaza borcu herhangi bir mazeret olmadan yerine getirilmezse, öteki Ramazan gelecek olursa kaza borcuna ek olarak fidye ödeme yükümlülüğü ortaya çıkacaktır.

Oruç Fidyesi Nasıl Ödenir?
Oruç fidyesinin tutarı fıtır sadakası olarak bilinir. Bu fidyeler Ramazan ayının başlangıcında verilebilir. Fidyelerin tamamı bir fakire toplu olarak verileceği gibi ayrı ayrı fakire de verilir. Bu durumda olan kimselerin, fidye vermeye güçleri yetmiyorsa Allahtan bağışlanma isteyebilir. Oruç tutmaya gücü yetmeyen kimseler eğer iyileşme ümidi yoksa, fidyelerini vermiş olsa bile tutmadıkları oruçları Hanefilere göre kaza ederler. Önceden verdikleri fidyelerin hükmü kalmaz, bunlar nafile bağış veya sadaka anlamına gelir.

Oruç Fidyesi Kimlere Verilebilir?
Oruç Fidyesi tek bir kişiye verileceği gibi aynı zamanda kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilmektedir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bundan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması gerekir. Zekat için de aynı kural geçerli olmaktadır. Bu sebeple bir kimse zekatını, fıtır sadakasını, fidyesini kendi soyundan birine veremez. Yani bir kimse annesine, babasına, dedesine, ninesine ya da torunlarına fidye vermez. Yine bir kimse hanımına ya da hanımı da kocasına fidye veremez. Bunların yanı sıra kardeş, teyze, dayı, amca, hala, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabaların durumu kötüyse zekat, fitre ve fidye verebilirler.

Oruç Fidyesi ile İlgili Hadisler

“İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekât vermek, Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Müslim, Îmân, 21)
Hz. Âişe (radıyallahu anh) anlatıyor:
“...Kureyşliler câhiliye döneminde Âşûrâ günü oruç tutarlardı. Sonra Resûlullah da Ramazan orucunun farz kılındığı zamana kadar bu orucun tutulması emretti. (Ramazan orucu farz kılınınca) Resûlullah, “(Âşûrâ orucunu) dileyen tutsun, dileyen tutmasın.” buyurdu. (Buhârî, Savm, 1)
Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin (radıyallahu anh) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Her kim Ramazan orucunu tutar, sonra buna Şevval ayında altı gün daha eklerse bütün yıl oruç tutmuş gibi olur.” (Müslim, Sıyâm, 204)
Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Bana dostum (Resûlullah) üç şey tavsiye etti: Her ay üç gün oruç tutmak, iki rekât kuşluk namazı kılmak ve uyumadan önce vitir namazı kılmak.” (Buhârî, Savm, 60)
Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de (tutulan oruçtur). Farz namazdan sonra en faziletli namaz ise gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202)
Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh) nakledildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Oruç bir kalkandır. Oruçlu, saygısızlık yapmasın, kötü konuşmasın. Eğer biri kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye kalkışırsa, iki defa, ‘Ben oruçluyum.’ desin...” (Buhârî, Savm, 2)
Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh) nakledildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur!” (Buhârî, Savm, 8)
Ebû Hüreyre’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Oruç tutan nice kimseler vardır ki oruçtan nasibi sadece aç kalmaktır. Geceyi ibadetle geçiren nice kimseler vardır ki kıyamdan nasibi sadece uykusuz kalmaktır.” (İbn Mâce, Sıyâm, 21)
Alıntı ile Cevapla

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da
Task