Skip to main content

Dini Forum

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Sizler için oluşturduğumuz tüm hizmetlerden tam olarak yararlanabilmek için aramıza katılabilirsiniz. Siz varsanız, biz varız! Üyelikler ücretsizdir ve her zaman ücretsiz kalacaktır.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Misakın Hakkını Vermek

Konu

#1
Misak ile ilgili Yüce Allah’ın bazı vaadleri bulunmaktadır. Bu vaadler arasında bulunan vaadlerden siz değerli okurlarımıza bahsetmek istiyoruz. Siz de bu vaadleri okuyarak misakın hakkını verebilecek ve daha da sevap kazanacaksınız. Misakın Hakkını vermek ile ilgili Yüce Allah’ın vaadini hatırlayalım:

[Resim: dua-ve-doga.png]


Yüce Allah:
İman edip salih amel işleyen, misakına sadık kalan, kulluk ve ibadette Allah’a ortak tanımayan, ihsan ile özünü Allah’a teslim eden, Allah’a ve Peygamberine itaat eden, Allah’a ve dinine yardım eden, sabır ve şükürle doğru yoldan ayrılmayan, imanın tüm esaslarına (kendisine, kitap ve peygamberlerine, ahiretine (gaybına), meleklerine ve kadere) kalpten ve samimi inanıp güvenenleri, gayba ve ahirete kesin olarak inananları, zulmetmeyenleri, hak yemeyenleri, adaletsizlik yapmayanları, Allah yolunda hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar cihad eden, emanetine sahip çıkan, emanetleri ehline veren, adaletle hükmeden, namazı dosdoğru kılan, rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayan (infak eden) kullarını korku ve endişelerden arındırıp cennetleriyle müjdeleyeceğine,
İçten tövbe (nasuh tövbe) edip durumlarını düzelten, sadece Allah’ın davetine uyan, O’nun emrini gözeten, görmediği gayba iman eden, Allah’a karşı gelmekten sakınan, Rahmân’ın cemalini seven ve celalinden korkan, Allah’tan ve hesap gününden şüphe etmeyen, harama ve namahreme uzanmayan, Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılan, Allah için seven ve Allah için buğzeden (sevmeyen), karamsarlığa düşmeden sadece O’na yönelmiş bir kalp ile ecele teslim olan, şefaati ancak Allah’tan uman, takvaya sarılan, aracılar üretmeyen, sevapları günahlarından fazla olan, Müslüman olarak ölen salih kullarını cennetlerle müjdeleyip, kurtuluşa erdireceğine,
İman edip salih amel işleyenleri dünyaya egemen kılacağına, kendi katından mağfiret ve bol nimet vereceğine, herkesin mal ve canla imtihan edileceğine, iyilikleri zayi etmeyeceğine, mükafatlarını tastamam vereceğine, iman eden ve sadece Allah’a güvenen kullar üzerinde şeytanın sultası olmayacağına, kalpten iman eden mü’minlere iki cihanda da dost olacağına, Allah yolunda hicret eden, yurtlarından çıkarılan, eziyet gören, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını örteceğine,
Tevhidi-fıtratı yeryüzüne yerleştireceğine, inkarcıları yenilgiye uğratacağına, inkarcılara dünya ve ahirette şiddetli azap edeceğine, zalim toplumları doğru yola iletmeyeceğine, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lanetini ebediyen bu zalimler üzerine olacağına, Kur’an’ın nüzulünden itibaren başka din kabul etmeyeceğine,
Her nefsin, tüm yaratılanların öleceğine, kaçınılmaz kıyametin geleceğine, yeniden dirilmenin, hesap ve mizanın (müjde ve cezanın) hak olduğuna, sınavın ve hesabın zerrece haksızlık yapılmadan tamamlanacağına, Allah yolunda öldürülenleri (şehitleri) lütfundan verdiği nimetlerle rızıklandıracağına, hiçbir korku yaşatmayacağına ve üzülmeyeceklerine, İşlenen hayırları karşılıksız bırakmayacağına, hesap sorucu olarak Allah’ın ve nefislerin yeteceğine, günahların büyüklerinden kaçınanların küçük günahlarını örteceğine,
Yerde ve gökte olan hiçbir şeyin kendisinden gizli kalamayacağına, nefsini arındıranların kurtuluşa ereceğine, iman edip de salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler hariç diğer insanların ziyanda olduğuna, Hristiyanları, Hz. İsa’yı katleden Yahudilerden kıyamete dek üstün kılacağına,
Şeytana kıyamete yakın zamanlara dek süre, imkan ve ruhsat vereceğine, şeytana uyup, kötülüğü benimseyen, şirk koşup küfre dalan inkar ve isyancıları, kötü çığır açanları, bozgunculuk dileyenleri topluca cehenneme koyacağına, cehennemi dolduracağına, mü’minleri yakmak için hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanların (mü’minlere tuzak kuranların) lânetleneceğine,
Allah’a verdikleri söz ve yeminlerini az bir karşılığa değişenlerle ahirette konuşmayacağına, onlara bakmayacağına ve onları temizlemeyeceğine, mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay edenlerin dehşetli cehennemlere atılacağına, haddi aşarak ve zulmederek haksız yere malları gasp edenleri cehenneme atacağına,
İman ettikten sonra inkar eden ve inkarda aşırı gidenlerin tövbelerini kabul etmeyeceğine, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenlere büyük azap edeceğine, Kur’an’ın kafirlerin taşkınlık ve hırslarını artıracağına,
İman etmeyen, şeytanların davetine uyan, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alan, haksızlık ve adaletsizlik yapan, Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, dinden dönen, Allah’ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşerî ve ahlâkî bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan, zulmeden, cehaletle kalan, fesat ve fitne üreten, peygamberleri ve günahsız kız çocuklarını öldüren, tâğûtları kendisine veli kılan, ekin ve nesli yok etmeğe çalışan, apaçık deliller geldikten sonra, tevhidden yan çizen, dünya süslerine aşırı meyleden, haram yiyen, cimrilik eden, günahın vebalinden çekinmeyen, Teslis’e inanan, farzları inkar eden, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan, nankörlük eden, inkarcıları dost edinen, kâfir olarak ölen, meşru sebep olmadan cana kıyan, doğal yaşamı ve çevreyi (tabiatı) talan eden, Allah’ın dininden başkasını arayan, eziyet veren, inkar eden ve ayetleri yalanlayan, bozan, saklayan şeytanlara cehennem çukurlarında azap edeceğine, delalet eder.
Alıntı ile Cevapla

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da
Task