Skip to main content

Dini Forum

Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Sizler için oluşturduğumuz tüm hizmetlerden tam olarak yararlanabilmek için aramıza katılabilirsiniz. Siz varsanız, biz varız! Üyelikler ücretsizdir ve her zaman ücretsiz kalacaktır.

(Sadece ziyaretçiler tarafından görüntülenir.)

Hoş Geldin, !

Kayıt işleminiz başarıyla tamamlandı. Sitemizde üyelikler e-posta onaylı olduğu için hesabınızı onaylamanız gerekiyor. Kayıt olduğunuz e-posta adresinin gelen ya da istenmeyen (spam) kutusunu kontrol ederek hesabınızı onaylayabilirsiniz. e-Posta gelmediyse veya farklı bir sorun yaşıyorsanız bizimle İletişim sayfasından irtibat kurabilirsiniz.

(Sadece hesabı aktif edilmemiş kullanıcılar tarafından görüntülenir.)

Kelime-i Tevhidi Nasıl Yaşarız?

Konu

#1
[Resim: jama-masjid-delhi-4.jpg]
Bir buz hayal edin. Bu buzun üzerine bir yazı yazdığında güneş bu buzu eriterek o yazıyı silecektir. Her ne kadar bir granitin üzerine yazı yazmak zor olsa da güneş, rüzgar veya başka bir cisim o yazıyı silemeyecek, silmeye de gücü yetmeyecek. Kelime-i tevhidi de tıpkı granitin üzerine yazı yazar gibi gönlümüze yazmamız gerekiyor. Cenab-ı Hak, kelime-i tevhidi yaşamamızı hayatımızda da onun etkisinde kalmamızı istiyor. Bunu yapabilmek için de La ilahe diyerek bilhassa kalpte putlaşmaya başlayan her ne varsa onu reddetmemizi istiyor. İllallah diyerek de kalbin yalnız Cenab-ı Hakka tahsis edilmesi gerektiğini bize anlatıyor.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Görmedin mi Allah nasıl bir misâl getirdi: Hoş bir kelime (olan kelime-i tevhîd), kökü yerde sâbit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzer. (O ağaç), Rabb’inin izniyle her zaman meyvesini verir durur. (Kulu Hakk’a yüceltir ve O’nun ebedî dostluğuna kavuşturur.) Öğüt alsınlar diye Allah, insanlara böyle misaller verir.
Kötü sözün (küfür ve îmansızlığın) misâli ise, gövdesi yerden koparılmış, o yüzden ayakta durma imkânı olmayan (kötü) bir ağaca benzer.” (İbrâhîm, 24-26)
İbn-i Abbâs -rahmetullahi aleyh- bu âyet-i kerîmelerin îzâhında şunları söyler:
“Burada kelime-i şehâdete işâret vardır. Kökü, mü’min kulun sözünde ve kalbinde, dalları ise göklerdedir. Bu yüzden mü’minlerin amelleri semâlara yükselir. Kelime-i habîse (çirkin söz) ise, şirk, küfür ve îmansızlık belirten sözdür. Onunla hiçbir amel kabul edilmez.”
İnsanın hayata başlarken, yaşarken ve dünyaya vedâ ederken hep tevhîd üzere olması lâzımdır. Nitekim Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- şöyle buyururlardı:
“İlk söz olarak çocuklarınıza güzel bir şekilde «لَآ إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ: Lâ ilâhe illâllah» demeyi öğretiniz!” (Beyhakî, Şuabu’l-îmân, VI, 398)
Kendisi de Abdülmuttalib Oğulları’ndan bir çocuk konuşmaya başladığında ona:
“«Çocuk edinmeyen, hâkimiyette ortağı bulunmayan, âcizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacı olmayan Allâh’a hamd ederim» de ve tekbir getirerek O’nun şânını yücelt!”[1] âyet-i kerîmesini yedi defa okutarak öğretirdi. (Abdurrezzak, IV, 334; İbn-i Ebî Şeybe, I, 348)
Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-, bir gün Hazret-i Talha’yı üzgün görmüştü. Sebebini sorduğunda, Talha -radıyallahu anh-:
“–Allah Rasûlü -sallâllahu aleyhi ve sellem- bir gün şöyle buyurmuşlardı:
Ben bir söz biliyorum, her kim ölürken onu söylerse mutlakâ amel defteri için bir nûr olur ve cesedi ile rûhu da o kelime sebebiyle ölüm esnasında ilâhî rızâya, rahmete ve huzûra nâil olur.
Ben bu sözün ne olduğunu soramadan Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- vefat ettiler. İşte bu sebeple üzgünüm.” dedi. Bunun üzerine Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-:
“–Ben o sözü biliyorum. O, Peygamber Efendimiz’in, amcaları (Ebû Tâlib’in) söylemesini arzu ettikleri «لَآ إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ» cümlesidir. Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem-, eğer amcaları için bundan daha kurtarıcı bir söz bilselerdi, muhakkak onu söylemesini isterlerdi.” dedi. (İbn-i Mâce, Edeb, 54. Ayrıca bkz. Ahmed, I, 6)
Alıntı ile Cevapla

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da
Task