Dini Forum | Türkiye'nin Dini Dayanışma Ve Yardımlaşma Platformu

Orjinalini görmek için tıklayınız: Bey'atü'r- Rıdvân Hadisesi Nedir?
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz bir gece gördüğü rüyadan sonra hem Kâbe’ yi ziyaret etmek hem de ashabı ile birlikte Umre ibadetini gerçekleştirebilmek için ertesi Mekke’ ye yola koyuldu. Medine’ den yola çıkan Peygamber Efendimiz (s.a.v) ve onun ashabı yol üzerin de yer alan Hudeybiye Kuyusu yakınların da konaklamak için durdular.
Müslümanların, Hz. Muhammed (s.a.v.) önderliğin de Mekke’ ye doğru yola çıktıklarını ve geldiklerini öğrenen Kureyşliler bu durumdan hiç memnun olmadı kendi araları da yaptıkları bir görüşmeler sonrası Müslümanları Mekke’ ye sokmamak üzerine bir anlaşmaya vardılar. Bu doğrultu da Hâlid bin Velîd önderliğin de 200 kişilik bir birlik Müslümanları durdurmak için yola çıktı.

Peygamber Efendimiz Savaşmak İstemediğini Söylemiştir
Kureyşliler’ in bu tavrı üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v) Elçi İbnUmeyye’ yi Mekke’ li müşriklerle konuşması ve niyetlerinin sadece Kâbe’ yi ziyaret etmek olduğunu Umre görevlerini yerine getirip geri dönmek istediklerini savaşmak gibi bir düşünceleri olmadığını söylemeleri için gönderir. Ancak Mekke’ li müşrikler Elçi İbnUmeyye’ yi öldürmek ister araya giren bazı Habeşliler elçinin kurtulmasına yardımcı olur.
Bunun hadiseden sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v) Mekke’ de daha çok akrabası ve nüfuzu bulunan Hz. Osman’ ı Mekke’ye müşrikler ile konuşması ve burayasavaş için gelmediklerini söylemesi için gönderir. Mekke’ ye giden Hz. Osman, burada müşriklere niyetlerinin sadece Umre yapıp geri dönmek olduğunu başka hiçbir şey istemediklerini anlattı. Bunun üzerine müşrikler de Hz Osman’a bunun iznini veremeyeceklerini eğer isterse kendisinin Kâbe’yi tavaf edebileceğini söylediler. Bu yanıt sonrası Hz Osman; “ Allah’a yemin ederim ki Resulullah ve ashabı tavaf etmedikçe ben de Beytullah’ı tavaf edemem.” Diye bir cevap vererek Allah’a ve O’nun Resulüne olan bağlılığını göstermiştir. Müşrikler ise bu cevap sonrası Hz. Osman’ı göz hapsin de tutmaya karar verdiler. Ancak Hudeybiye’ye “Osman öldürüldü” gibi söylemler ulaşmaya başladı.

Hep Beraber Biat Etmişlerdir
Peygamberimiz bu yaşanılanlardan sonra “O kavim ile çarpışmadan buradan gidemeyiz” şeklin de buyurdu ve müşrikler ile savaşmadan orayı terk etmeyeceklerine dair ashabından biat aldı. Orada bulunan tüm ashabından Allahyolunda gerekirse canlarını feda etmek için bey’at istedi. O an tüm Müslümanlar Allah’a ve O’nun Resulü için ölene kadar mücadele etmeye söz verdiler. Peygamber Efendimiz en sonunda bir eliyle diğer elini tutarak “Bu da Osman’ın Bey’atı” demiştir ve onun yerine de biat etmiştir. Bir ağacın altında toplanarak gerçekleştirilen bu bey’ate ise “Bey’atü’r-Rıdvân” ya da “HudeybiyeBey’ati” denilmektedir.
Müslümanların Hz. Muhammed’e olan bağlılıklarını ve bu uğur da savaşmaya verdikleri yemini duyan Mekkeli müşrikler tüm bu yaşanılanlardan oldukça etkilenmişlerdi. Başta Hz. Osman olmak üzere esir tutukları bazı Müslümanları da serbest bırakmışlardır.